SOSYAL MEDYADAN HAKARET SUÇU VE UZLAŞTIRMA UYGULAMASI

Uzlaştırma kapsamında bulunan Hakaret suçu “Bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadında bulunulması, veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldırıda bulunulması” şeklinde tanımlanmıştır. Suç Türk Ceza Kanunun 125 maddesinde düzenlenmiştir. Uzlaştırmaya tabi olan Hakaret suçu sosyal medyadan yapılan yorumlar ve paylaşımlar yoluyla da oluşabilmektedir.

Sosyal Medya Olgusu

Evvelce bu suç daha ziyade yüze karşı işlenmekteydi. Zamanla toplumda, sosyolojik ve teknolojik anlamda gelişme ve değişimler olmuştur. Bu nedenle suçun işlenme biçimi de evrim geçirmiştir. Ve artık daha ziyade sosyal medya yorumları vasıtasıyla gerçekleşir hale gelmiştir.

Nitekim Yargıtay 18. Ceza Dairesinin 2018/7790 E.-2019/1445 K. sayılı kararına da yansıdığı üzere sosyal medya üzerinden yapılan hakaretlerin de artık hakaret suçu kapsamında değerlendirildiğine işaret etmek isterim.

Şu halde, artık sosyal medyadan yapılan yorumlara daha fazla dikkat edilmesi gerektiği, aksi halde hakaret suçunun faili olunabileceği, anlaşılmaktadır.

Öyle ki; kişi kendisi bizatihi hakaret etmese dahi, hakaret içerikli bir paylaşımı reteweet, paylaşma gibi yöntemlerle dahi bu suça iştirak etmiş sayılmaktadır.

Uzlaşma Yönünden

Diğer taraftan, hakaret suçu Ceza Muhakemeleri Kanunun 253 maddesinde düzenlenen Uzlaştırma kapsamında kalmaktadır.

Uzlaştırma; suçun mağdurunun ve şüphelisinin karşılıklı iletişim kurmasını sağlar. Bu sayede birbirlerini daha iyi anlamaları beklenir. Amaç, şüphelinin, mağdura verdiği zararı doğrudan hissetmesini sağlamaktır. Dolaylı sonuç olarak ise toplumsal barış ve huzurun korunmasını hedef alır.

Uzlaştırma kurumu sayesinde suçun mağduru ve şüphelisi daha kovuşturma aşamasına geçilmeden anlaşmaktadır. Bu anlaşma bazen bazı koşullarla, bazen de koşulsuz olarak sağlanır.  Bu sayede soruşturma bu aşamada son bulur. Sunulan bu katkı manevi anlamda toplumsal huzur ve barışa destek verir. Bir diğer yararı ise yargı teşkilatı üzerinde, her geçen gün artan iş yükünün bir nebze olsun hafifletilmesidir.

Ceza yargılaması niteliği gereği kamunun gördüğü zararı esas alır. Ayrıca mağdurun intikam aracı olamaz. Bu nedenle, mağdur yönünden ne maddi ne de manevi herhangi bir kazanım sağlamaz. Ancak Uzlaşma kurumu, mağdura belki maddi, belki manevi bir takım kazanımlar elde etme imkanı sağlar. Zira şüphelinin özür dilemesi, tazminat ödemesi gibi imkanları vardır.

Gazete haberlerine yansıdığı üzere uzlaştırma uygulamalarında, şüphelinin özür dilemesi veya özür metninin gazetede ilan edilmesi gibi örneklere rastlamaktayız. Yine şüphelinin, mağdura tazminat ödemesi, toplum yararına çalışan vakıf veya derneklere bağışta bulunması başka örneklerdir.